BALKAN TURLARINDA ŞOK FİYAT 399€!!

BALKAN TURLARINDA ŞOK FİYAT 399€!!
Ankara çıkışlı Balkanlar Turu

30 Ocak 2015 Cuma

Vahsi Gururlu ve Guzel

Vahşi, gururlu ve güzel

Yüzme bilmeyen Dağ Lazlarından denizin çocuklarına kadar herkesin akraba olduğu farklı bir Laz beldesi: Arhavi.

 Dağlı Lazlar olarak nitelenen Orta Yayla halkı, hayvancılıkla uğraşıyor. Orta Yaylalı Gedik ailesi sarp yamaçları tırmanıp ziyaretlerine gelen konukları onuruna tereddüt bile etmeden keçilerinden birini kesiyor.  


 Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ağustos ayı sonundan ekim sonuna kadar atmacacılık heyecanı yaşanıyor. Atmacacılık Rize’den Hopa'ya kadar bir sonbahar tutkusu olarak görülüyor. Her yıl yaklaşık 10 bin atmaca, avcıların uzun uğraşları sonucu yakalanıyor ve 3 ay kadar sahibine dostluk ediyor.


 Kamilet ve Orçi derelerinin birleşme noktasında Çifteköprüler adı verilen tarihi iki taş köprü var. Köprülerin en az 250 yıllık olduğu tahmin ediliyor.


 Artvin'in ilçelerinden Arhavi, diğer Laz kasabalarına göre ‘‘en Laz’’ olanı. 1997 nüfus sayımına göre 17 bin 891 kişilik nüfusunun neredeyse tamamının akrabalık bağı var. Arhavi'nin yukarı köylerinde yaşayan 4 bin 640 kişiye şehirliler ‘‘Dağ Lazları’’ diyor. İlçede yaşayanlar yaz aylarını köylerde geçiriyor. Yaylalardaki nüfus yazın 7 bini geçiyor.


 Yukarı Şahinler köyündeki kadınlar, evlerin önünde kurumaya serilen fındıkları imece usulü ayıklıyor.


Karadeniz'de nesilleri tükenen balık türlerinin sayısı giderek artarken, mezgit yok olmaya karşı direniyor. Arhavi açıklarında balıkçılar, serpme yöntemiyle mezgit avlıyor. Mezgit 7080 metre derinlikte yaşıyor.


 Arhavi'nin köylerinde elma başta olmak üzere çeşitli meyveler yetişiyor. Özellikle armut sevilen meyvelerin başında geliyor. Köylüler, ipe dizilmiş fındıkları, üzüm, armut veya elmadan yapılan pekmez kıvamındaki sıcak şuruba batırarak ‘‘sucuk’’ adını verdikleri yemişi yapıyor.


Yöreye özgü ve meyve toplamak için kullanılan sepete gudeli deniliyor. Dar, uzun ve dibi sivri sepet, üzerindeki bir kancanın yardımıyla meyve ağaçlarının dallarına asılıyor. Sepet dolunca, dalların arasından sivri şekli sayesinde, takılmadan yere indiriliyor. Sepeti ören ustaların sayısı ise giderek azalıyor. Arhavi'de yaşayan 72 yaşındaki sepet ustası Fikri Ataselim, gudeli yapımında kullanılan uzun fındık dallarını şeritler halinde ayırıyor.


Yaylalarda hayat gün doğarken başlıyor. Alacagöl Yaylası'ndaki çobanlar etlerinin lezzetli olması için keçilere tuz yediriyor ve su içiriyor.


3 bin 264 metre yükseklikteki Kızıltepe, içerdiği madenler nedeniyle kızıl, sarı ve kırmızının değişik tonlarında. Çoğunlukla bakır içeren Kızıltepe, güneş batarken Alacagöl'e aksini düşürüyor.


Kamilet Boğazı, sarplığı ve vahşiliği ile Arhavi'nin en ünlü vadisi. Etkileyici güzellikteki vadi genellikle sis bulutlarıyla örtülü. Vadinin yamaçları kızılağaç, kestane ve meşeyle kaplı, yükseklerde ise çam ağaçları var.


 Karadeniz'de çok sık kullanılan teleferik hattına Arhavi'nin köylerinde ‘‘havai hat’’ deniliyor. Genelde yük taşımak için kullanılan bu teleferiklere Yıldızlı köyünde insanlar da biniyor. 1 kilometre uzunluğundaki teleferik elektrikli motorla çalışıyor. Yıldızlı köyünün muhtarı Mustafa Aydınlıoğlu, kendisine ait teleferiği Orçi Vadisi'nin karşı yakasındaki çiftlik evine gidip gelmek için kullanıyor.


 Arhavililerin büyük çoğunluğu, yöre mimarisinin en güzel örneklerini sergileyen ‘‘göz dolma’’ evlerini yıkıp yerine yeni beton binalar yaptırıyor. Hatta iç dekorasyon için kullanılan malzemelerin İtalya’dan getirtildiği söyleniyor. Özkazanç ise eski evini, orijinal mimarisini koruyarak restore ettirmiş. Eski Arhavi mimarisinin en yeni örneği sayılan evin  arkasındaki bahçede de çay yetiştiriliyor.


 Saka ve şorya avcılığı atmacacılık kadar yaygın Arhavi'de. Nazım Öztabak, ilçe merkezindeki evinin teras katını tuzak ve kapanlarla donatmış. Evinden çıkmadan avlanan Öztabak, kendir dalına yakalanan bir şorya kuşunu tuzaktan kurtarmaya çalışıyor.


 Yaz gölleri

Murgul sınırındaki Sarıgöl'ün üzerini kaplayan buzlar hiç erimiyor. 3 bin 20 metre yükseklikteki gölün Kızıltepe'den görünümü. Kızıltepe, ArhaviMurgul sınırını çiziyor.



 Kaçkarlar’ın ve Arhavi'nin en büyük ve güzel buzul göllerinden biri 2 bin 664 metre yükseklikteki Karagöl.


Alacagöl 2 bin 730 metrede.


Noğadit Gölü 2 bin 900 metrede Kaçkarlar’ı süsleyen buzul göllerinden.





Foto: Cüneyt OĞUZTÜZÜN

Kesfedilmeyi Bekleyen Topraklar

Keşfedilmeyi Bekleyen Topraklar

Van ili doğasıyla, çevresiyle, tarihi mekânlarıyla, gölüyle, dilden dile dolaşan hikâyeleriyle, kahvaltısıyla ve en önemlisi insanıyla keşfedilmeyi bekliyor. 



 Aziz Thomas Manastırı
Van’ın Gevaş ilçesine bağlı Altınsaç köyünde St. Thomas Manastırı. Van Gölü’ndeki eşsiz koylardan birine bakan bir tepe üzerinde yer alan manastırın yapım tarihi konusunda kesin bilgi yok. Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan Aziz Thomas’ın kutsal eşyalarını saklamak için kurulan ve 19. yüzyılın sonunda kaderine terk edilen manastır keşfedilmeyi bekliyor (üstte). 


Hoşap Kalesi
Van’ın Gülpınar ilçesinde Güzelsu’da (Hoşap) sarp ve dik bir kaya kütlesi üzerinde yer alıyor Hoşap Kalesi. Yörenin geçmişi Urartulara kadar uzanıyor. Bir iç kale ve kuzeyindeki dış kaleden oluşuyor.  Hoşap Kalesi içinde yer alan eski hamam, cami, medrese, su sarnıcı, zindan odalarıyla görülmesi gereken önemli bir tarihi yapı.


 Toprakkale’nin Keçisi
Toprakkale, Van kentinin kuzeydoğusunda Zimzim kayalıklarının uzantısı üzerinde, Urartular döneminden kalma tarihi bir alan. Henüz pek keşfedilmediği için doğası bozulmadan kalan ve kenti tepeden gören eşsiz bir yer. Bu fotoğraf, kentin gece görüntüsünü alabilmek için Toprakkale’de hazırlık yaparken küçük bir çobanla birlikte gelen keçilerin de kareye girmesiyle oluştu.


Van Kalesi
Kar yağışının hemen ardından kızıla bürünür Van Kalesi... Kale, sarp kayalık bir kütle üzerine Urartu kralı tarafından İÖ 8. yüzyılda inşa ettirildi. Van kentine beş kilometre uzaklıktaki kalenin çevresinde geniş piknik alanları bulunuyor ve buraları yaz aylarında yöre halkı hınca hınç dolduruyor. 


 Yedi Kilise
Yedi Kilise kalıntıları Van kentinin dokuz kilometre güneydoğusunda, merkez ilçeye bağlı Yukarı Bakraçlı köyünde yer alıyor. Tarihleri bilinmese de kalıntıların farklı zamanlarda yapılan kiliselere, keşiş hücreleri ve başka birçok ek yapıya ait olduğu sanılıyor.



Zernek Barajı
Kış aylarının çok çetin geçmesinden dolayı bölgedeki barajların tamamı donuyor. Özellikle Gürpınar ilçesinde, Hoşap Çayı üzerindeki Zernek Baraj Gölü’nde, aralık ve ocak aylarında, üzerinde yürünebilecek kalınlıkta buz tabakası oluşuyor. Doğal yapısı ve coğrafyasının güzelliğiyle mutlaka gezilmesi, görülmesi gereken bir yer; sizi büyüleyeceğine emin olabilirsiniz.


0312 425 25 00
0545 212 19 15
0539 314 29 48
     Atatürk Bulvarı No:103/12 Kızılay ANKARA 









29 Ocak 2015 Perşembe

Suyun Kudreti

Suyun Kudreti

Su akıyor Menderes masifinin sert kayaçlarını yarıyor, bir oya gibi işliyor. Ortaya bir doğa mucizesi çıkıyor.
 Uşak’ta İzmir karayolu üzerinde, Yenişehir mevkiindeki Taşyaran Vadisi, görenleri şaşırtan bir doğa mucizesi. Suyun kayaları dantel gibi işlediği vadi, jeolojik bir laboratuvarı andırıyor. Vadinin kanyon özelliği gösteren bölümü, bin yıllar süren bir doğal oluşum sürecinin eseri.


 Hayal Dehlizi
Taşyaran Vadisi’nin çıkışındaki göletten itibaren duvarların birbirine yaklaşıp iyice daraldığı noktaya kadar botla ilerlemek mümkün. Atlas’tan Turgut Tarhan ve İsmail Atalay ile Ahmet Gündüz küçük bir botla kanyona girdiklerinde hava ayaz, su ise donma noktasına yakındı. Kuytuda kalan kayaların üzerindeki yosunlar kırağı kaplıydı. Akarsuyun binlerce yılda şekillendirdiği girintili çıkıntılı, dantelsi oluşumlar heykeltıraşlara; kayalarda beyazdan turuncu ve kızıla uzanan uyumlu renk paleti ise ressamlara ilham verecek güzellikteydi. Bu peyzajı suyun türkuvaz dinginliği, gökyüzünün çivit mavisi tamamlıyordu.


Akşam saatlerinde ürkütücü yağmur bulutları gökyüzünde şekilden şekle bürünüyor. Hâkim bir noktaya kurulmuş Hamamdere köyü göz alıcı bir manzaraya bakıyor. Köyün bulunduğu sırtın hemen ardında Taşyaran Vadisi saklı. Gediz Nehri ve ona dökülen derelerin şekillendirdiği bu engebeli topraklarda meşe ve ardıçlar sık görülüyor.


 Hamam Çayı’nın, Gediz Nehri’ne karışmadan önce Menderes masifinin doğu kanadındaki Alt Paleozoyik döneme ait yaşlı gnaysları aşması gerekiyordu. Bu sert kayaçlar su ve suyun taşıdığı çakıl gibi malzemelerle aşındı ve zaman içinde Hamam Çayı, bu kesimde küçük bir boğaz açtı.


 Gediz’in Sürprizi
Batı Anadolu’nun iç kesimlerindeki dağların suyunu toplayan Gediz, Ege Denizi’ne dökülen ikinci büyük nehir. İçinden aktığı coğrafyaya hayat kazandıran nehir, son yıllarda ekolojik bakımdan ciddi bir kirlilikle karşı karşıya. Kum ve çakıl ocakları nehir yatağının bozulmasına, atıklar kirlililğin artmasına yol açıyor. Taşyaran Vadisi’nin dahil olduğu Gediz Havzası’nın bu kesiminde nehir daha sağlıklı ve ilginç oluşumlara imza atıyor. Taşyaran’a beş kilometre uzaklıktaki Yörük mevkiinde Gediz Irmağı genişçe bir yay çizerek bu sürprizlerle dolu coğrafyayı taçlandırıyor.


Taşyaran Vadisi’nin yakınında, Gediz Nehri’nin iki yakasını kavuşturan ve Selçuklu döneminde yapıldığı tahmin edilen Çataltepe Köprüsü, yörenin en önemli tarihi eserlerinden biri. Köprü alacakaranlıkta geçmişi yaşatıyor.


 Hamah Çayı’nın sert kayaçları oyarak oluşturduğu Taşyaran Vadisi’nin yaklaşık 50 metre derinliğinde 100 metre uzunluğundaki kesiminde oluklar, dev kazanları, helezon görünümlü akış yatakları bulunuyor.


Kanyonun doğusunda Taşyaran Vadisi yer yer kayalık yamaçların ve doğal havuzların görüldüğü daha geniş bir tabana yayılıyor.

Efsunlu Sehir

Efsunlu Şehir

Tarih boyunca her inanca, her ziyaretçiye kucak açmış bir uygarlık kapısı.

 Halilürrahman Gölü (Balıklı Göl), Urfa Kalesi’nin hemen yakınında yer alıyor. Nemrut, Hz. İbrahim’i mancınıkla ateşe atınca ateşin suya, odunların da balığa dönüştüğüne inanılıyor; bu nedenle Urfalılar göle büyük önem veriyor. Gölün çevresinde Rızvaniye Camii, Rızvaniye Medresesi ve Halil-ür Rahman Camii bulunuyor.



Şeffaf Kümbet
Urfa Kalesi’nin doğusundaki Tepe Mezarlığı’nda halk arasında yan yana duran ve “Çift Kubbe” adıyla anılan iki anıtmezar bulunuyor. Bu mezarların kimlere ait olduğu bilinmiyor. Anıtsal mezarların her biri, kubbeleri altı ayak üzerine oturan açık kümbet tarzında


 Sütunlar Krallığı

Urfa Kalesi, Damlacık Dağı üzerinde sarp bir yapı. Kente hâkim bir konumda bulunan kalede birçok medeniyetin izine rastlanıyor. Halk arasında “mancınık” olarak da bilinen, yaklaşık 17 metrelik iki sütun İÖ 132 yılında kurulan Osrhoene Krallığı’ndan kalma.



Kadim Siluet
Yeni Mevlid-i Halil Camii, Urfa Kalesi’nin yer aldığı tepenin doğusunda kente güzellik katıyor. Daha küçük olan asıl Mevlid-i Halil Camii ise onun yakınında, Hz. İbrahim’in doğduğu mağaranın yanı başında.


 Şanlıurfa il merkezinin en dikkat çekici köşelerinden biri Yorgancı Sokak. Abdulkadir Hakkari Evi, tarihi sokağı süsleyen gösterişli yapılardan.


 Şanlıurfa ili, arkeolojik varlıklar açısından da çok zengin. İl merkezine 15 kilometre uzaklıktaki Örencik köyü sınırları içinde yer alan Göbekli Tepe, dünyanın bilinen ilk tapınağı olmasıyla önem taşıyor. Doç. Dr. Klaus Schmidt’in başkanlığında yürütülen kazılarda son yıllarda ulaşılan bulgular, dünyanın dikkatini bu önemli tarihi mirasa çekti.


Urfa’da “kuşbazlık” oldukça yaygın. Bu uğraşın meraklıları akşam eve dönünce ilk iş dama çıkıp kuşlarını gökyüzüne salıyor. Gündüzleri hamamlarda çalışan İsmail Narin de kuşlarının kent üzerinde süzülüşünü keyifle seyrediyor.


 Urfa, “peygamberler şehri” olmasıyla ünlü. Hz. İbrahim’in doğduğuna inanılan mağara Balıklı Göl mevkiinde ve Urfalılarla kente gelenlerin gözde ziyaret noktalarından biri.


 Kuş Sevdası

Urfa’da ayakkabıcıların ve dericilerin bulunduğu “Dabakhane” diye bilinen çarşı bölgesinde çok sayıda kuşçu dükkânı da yer alıyor. Kuşçuların akşamları buluştuğu kahvehaneler de yine burada. Özellikle evlerinde kuş besleyenlerin gelip gittiği bu kahvelerde kuş sohbetleri ve kuş alışverişi yapılıyor. Hemen hemen her akşam da “kuş ihalesi” denilen satış etkinliği gerçekleşiyor. Kuş sahipleri kimi zaman en gösterişli ve kıymetli kuşlarını getirip burada gösteriyor.


 Çadırcı Pazarı ile Kazancı Pazarı arasında kalan, çapraz tonozlarla örtülü iki kapalı çarşıdan biri bakırcılar tarafından kullanılıyor. Bir zamanlar yaygın olarak kullanılan bakır mutfak gereçleri artık çok satılmıyor, bu nedenle ağırlıklı olarak hediyelik eşyalar üretiliyor.


 Sıra gecesi, Urfa ile özdeşleşmiş, sazın, sözün ve kelamın gece yarılarına kadar sürdüğü bir muhabbet meclisi. Dostlar, her hafta birinin evinde toplanarak kentin bu özel geleneğini yaşatıyor. İkramın bolluğu ise olmazsa olmazlardan.


 Haşimiye Meydanı çarşıların başladığı, gün boyunca hareketli bir mekân. Yakın çevresinde Attar Pazarı, İsotçu Pazarı, Koyuncu Pazarı, Gümrük Hanı ve Bedesten bulunuyor. Esnaf, dükkânlarına gidip gelirken genellikle motosiklet kullanıyor.
 Gümrük Han, Urfa’daki hanların en güzeli ve anıtsal olanı. Kare avluyu çevreleyen dükkânların üzerinde revaklı ikinci kat odaları, avluda ise çayhaneler yer alıyor. Avlu domino, satranç, tavla ve dama oynayanların da uğrak yeri.


Kentin çarşı ve pazarlarında güne dualarla başlanıyor. Kunduracı Pazarı’nın esnafı da dükkânlarını açıp temizliğini yaptıktan sonra küçük çeşmenin çevresinde toplanıp dua ediyor.


 Urfa, tarih boyunca farklı kültürlerden beslenen zengin bir mutfak kültürüne sahip. Evlerde yapılışı uzun zaman ve hüner gerektiren yemekler pişiriliyor, kent merkezinde ise tabii ki çoğunlukla kebap çeşitlerinin sunulduğu lokantalar var.



Kentin arkeoloji hazinelerinden biri de antik şehir surunun batısında bulunan Haleplibahçe mozaikleri. Taban mozaiklerinden biri de Amazonların av sahnesini tasvir ediyor.



Şanlıurfa Gap Turunda 300 TL ye varan indirim için tıklayınız...

0312 425 25 00
0545 212 19 15
0539 314 29 48
     Atatürk Bulvarı No:103/12 Kızılay ANKARA 


Grubunuz için özel fiyat isteyiniz...


Samanli Daginda Suyun Kaynaginda

Samanlı dağlarında: Suyun kaynağında bir yudum nefes...



 Samanlı Dağları, doğanın devasa bir anıtı gibi Armutlu Yarımadası ile Düzce arasında uzanıyor.
Yalova’nın Çınarcık ilçesi, Teşvikiye köyü yakınlarındaki şelale, iki kademeli yapısından dolayı Çifte Şelale olarak adlandırılıyor.


Bulutların Dansı
Samanlı Dağları’ndan uzanan bulutlar ve Marmara sahilleri günbatımında görsel bir şölen sunuyor. Kuzeye bakan yamaçlar Karadeniz iklimi özellikleri gösterirken, Gemlik Körfezi yönü Akdeniz’e daha yakın bir iklime sahip. Değişken iklim koşullarına bağlı olarak bitki örtüsü de farklılaşıyor; Gemlik yönünde kızılçam, fıstıkçamı, meşe ve zeytinlikler hâkim türler haline geliyor.
Samanlı’nın Yıldızları
Sakarya-Pamukova’ya bağlı olan ve Samanlı Dağları’nın eteklerinde yer alan Hüseyinli köyünün güneyindeki gölet gece yıldızlı gök kubbeyle bütünleşiyor. Ufuktaki karaltılar ise Samanlı Dağları’nın zirveleri.


 Yalova’nın Soğucak Yaylası’na giden yol üzerinde bulunan şelale, bölgeye gelen ziyaretçilerin mola noktalarından.  



 Sakarya Taraklı’ya ait Karagöl Yaylası’nda bulunan gölette balık tutmak aslında yasak ancak, yaylaya çıkanlar yasağa pek aldırmıyor. Yüzey sularının toplanması ve eriyen kar suyu ile beslenen bu gölet, yayla insanının yaşam pınarı durumunda.



 Arıcılar kovanlarını, Soğucak Yaylası’na çıkan yoldaki şelale kaynağının yanına da koymuş. Arıcılar mevsimlere göre yer değiştirseler de doğal su kaynaklarından uzaklaşmayı pek tercih etmiyorlar.



 Kocaeli Başiskele ilçesine bağlı Tepecik köyünden İnönü Yaylası’na amcasıyla gelen Ebrar Çağlar halinden memnun.



 Kalker duvarlarıyla kanyon özelliği gösteren Soğukdere Vadisi, Samanlı Dağları’nın kuzeyinde, Kocaeli Başiskele ilçesinin sınırları içinde kalan Yuvacık Barajı’nı besleyen en önemli su kaynaklarından birini barındırıyor. Yöre bitki örtüsünün zenginliğiyle de dikkat çekiyor.



Sakarya Geyve’ye bağlı Maksudiye köyü yakınındaki Doğançay Şelalesi, Samanlı Dağları’nın pek bilinmeyen doğal güzelliklerinden biri. Suyun döküldüğü yerde geniş bir havuz oluşmuş. Çevresindeki kayın, meşe ve kestane ağaçlarının yoğun olduğu orman, yaban hayatı açısından da zengin bir yer.



 Soğucak Yaylası’nın bilinen simalarından Kemençeci Zeynel sağlığını, yaylanın kaynak suyuna borçlu olduğunu söylüyor.



 Sapanca Gölü Samanlı Dağları’nın kuzeyinde yer alıyor. Bu sıradağların önemli yükseltilerinden 1606 metrelik Kartepe’den bakış neredeyse gölü bütünüyle kucaklıyor.



Sakarya’nın Geyve ilçesine bağlı İlimbey köyü yakınlarındaki ormanlarda karaçamdan ıhlamura birçok ağaç bir arada görülebiliyor.







Fotoğraf: Turgut TARHAN
Yazı: Yıldırım GÜNGÖR


En uygun Oteller - %50ye Varan İndirim!!!

2018 ERKEN REZERVASYONU KAÇIRMAYIN

İlginizi çekebilir...

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

bizi takip edin...

ilginizi çekebilir